Hepimizin Turgay Abi’si

Yazmak ki insanın kendi rengini bulabilmesi için yapacağı en güzel şey. Yazmak ki unutmama sebebi, yegâne dert ortağı. Yazmak ki bitmek bilmeyen bir yolculuk. Belki bundan olsa gerek arada duraklasam dahi bu yolculuktan vazgeçemiyorum.

Geçmişteki başarısız birkaç denemenin sonucunda yeni bir sayfa açmaya karar verdim. Beni böyle bir karar almaya iten şey ise Taksim’de röportaj sayesinde tanıştığım Turgay Abi…

Kendisinin tam ismini yazmayı ve herkese tanıtmayı çok isterdim ama biliyorum ki o pek sevmiyor böyle şeyleri. Umarım siz de hayatınızda bir Turgay Abi’ye rastlamışsınızdır. Eğer hayatınızda yoksa dilerim bir gün karşınıza çıkar.

Görünümü sert, kalbi yumuşacık, “yaşamış” bir hayat hocası. Yaşamışlık var olmaktan öte, tecrübe etmekte… Her hali görüp bilmede, anlayabilmede… Bu eşi az bulunur bir yeti, bir nevi gözlerden bir hayat çıkarabilme becerisi…

Turgay Abi Taksim sokaklarında kaybolmaya yüz tutmuş kitabevlerinden birinin sahibi. Yemesinden içmesine insanın hayatını kolaylaştıran günümüz çağı; eskileri öldürmeye ant içer misali kitabevlerini de etkilemiş durumda. Robinson Kitabevi “Robkart” ile bu duruma direnirken Turgay Abi direnmemeyi, alternatif bulmayı yeğlemiş. “Belki ben kapatır daha önce yaptığım gibi bir kuruyemişçi açarım buraya. En azından daha çok iş yapar.” diyor.

Çağa direnen kitabevleri temalı haber dizimizde bir kitabevi sahibinin bu cümleyi söylemesi hiç beklenmiyordu. Bu kolay kabulleniş ve sert tutum başta Turgay Abi hakkında beni olumsuz düşünmeye itti. Bu röportajı 10 dakika bile tutamayacağız dedim kendi kendime. Kısa cevaplar, karamsar bakış açısı ve bu bakış açısıyla çelişen her cümle sonrası gülme çabası…

Bu şekilde başlayıp nasıl samimi hale geldik inanın ben de hatırlamıyorum ama 10 dakikayı bile çok gördüğümüz röportaj saatlerce sürecek güzel bir hayat sohbetine dönüştü. Bir türlü anlam veremediğim o kabulleniş altında ne yaşanmışlıklar varmış meğer…

Turgay Abi’nin sahibi olduğu kitabevi Taksim’in en eski kitabevlerinden biri. İlk kata baktığınızda eski kitapları göremiyorsunuz fakat Turgay Abi’nin olduğu üst kat adeta tarih kokan bir deniz… İçerisinde Katip Çelebi’nin Cihannümasının ilk örneği dahi var. Aklınızdan muhakkak bu engin denizi nasıl yok etmek isteyebilirler diye geçiriyorsunuzdur.

“İnsanlar artık eskiye gelmiyorlar, yeni kitap-kafeleri tercih ediyorlar. Siz bile bugüne kadar eski kitabevlerinden kitap satın aldınız mı” dedi bana. Acı ama bu sorunun tek bir cevabı var: Maalesef hayır…

Turgay Abi bir süre direnmiş ancak başaramamış, ardından kitabevi yerine kuru yemişçi dükkânı açmış. Daha sonra kitabevine tekrar geri dönmüş. Tarih kokan bir denizin 1 ay içerisinde ihaleyle satılıp kapanması bekleniyor. Ne acı demeden duramıyor insan… Keşke bir sihirli el olsa da sonları böyle hazin bitirmese…

Zamanında kızına hediye etmek için tüm orijinal kitapları alır, yazarlarına bizzat imzalatır koleksiyon yaparmış Turgay Abi. Yazar listesi hafife alınacak gibi değil. İçerisinde Dan Brown dahi var. Şimdi vazgeçtiğini söylüyor. Kızının sonunun kendisi gibi olmasını istemiyor…

Buram buram hayat kokulu sohbet sırasında Turgay Abi bana yazmayı önerdi. Gördüğümü, duyduğumu, bildiğimi, hissettiklerimi… İnsan zaman ilerleyince arıyormuş yazdıklarını. Gerek hislerini anlamak, gerek insanları hatırlamak, gerekse nerede olduğunu görmek için…

“İnsanları soy isimleriyle beraber yaz. Onun hakkında ne düşündüğünü, hangi konumda olduğunu… Yıllar sonra o arkadaşının nereye geldiğine bakıp karşılaştırırsın. Şimdi bakıyorum bazı arkadaşlarım çok iyi yere gelmiş, bazısı tutuklanmış. Hatta ben fotoğraflarını bulup yapıştırırdım. Nerede olduğunuzu hatırlamak için güzel bir yol.”

Onunla konuştuğum andan beridir biraz daha farklı bakıyorum hayata. İnsanın her zaman görünenin ötesinde bir tarafı ve de her zaman bir çözümü varmış. Bana bu gerçekleri hatırlattığın için sağ ol Turgay Abi…

You May Also Like

Öteki’nin Yanında 30 Yıl: Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu

Değişimden Korkma, Değişimle Dans Et: Çiğdem Berk

Tüm Hikayeler Gitmekle Başlar: Aliye Saygı

Cesaret Korktuğun Şeydir: Nazlı Yılmaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir