Kadın Yola Çıktığında Dünya Değişir: Cemre Nur Meleke

"Evrenin ruhu, bir düşü gerçekleştirmeden önce yol boyunca öğrenilen her şeye değer biçer. Bize karşı kötü duygular beslediği için böyle davranmaz. Düşümüzü gerçekleştirmemizin yanı sıra, ona doğru ilerlerken aldığımız dersleri de iyice öğrenmemizi ister. Ama insanların çoğunluğu, işte bu anda vazgeçerler. Çölün dilinde biz bu durumu şöyle tanımlarız: vahanın palmiyeleri ufukta görünmüşken susuzluktan ölmek…" Paulo Coelho Bu hikaye kendi çölünde ilerlemekten vazgeçmemiş güçlü bir kadının hikayesi… Yola çıkmak ayrı, kadın olmak ayrı cesaret isterken; ...

Read More

Çemberin Dışında: Zeynep Eda Türetken

Yatrika, Sanskritçe yolcu demek, aynı zamanda Tanrı’nın bir hediyesi. Yani her birimiz gibi.Bu yaşamda, zamanda, dünya toprağında yaptığımız tüm içsel ve dışsal yolculuklar öteye ve daha öteye, aydınlığa götürsün diye bizi… Kralın Tapınağı (The Temple of the King) isimli şarkıda çok etkilendiğim bir bölüm vardır. Bir tilki yılında kilise çanı çalmaya başladığında yolu kralın tapınağına düşen insanların öyküsünü anlatır. Başka bir deyişle yeniden doğmadan önceki bitişi. “İnsanlar çemberin tam ortasında dikilmiş öylece duruyor, arıyor, hissediyorlar. Çemberin çok uzağında, ...

Read More

İçi Dışı Hep Mavi: Yılmaz Gruda

“Mavidir; hayallerimiz, özlemlerimiz, rüyalarımız… Mavidir; hiç gidemediğimiz limanlar ve hiç gelemediğimiz meçhul diyarlar. Mavidir ötesi ve berisi, içimiz, dışımız hep mavi…” Yaşamı maviye boyasak nasıl olurdu diye düşünüyorum zaman zaman. Denizinin gözlerine bakmaya muhtaç bir gökyüzü gibi maviye koşuyor yüreğim. Naifliğini, samimiyetini, mahcubiyetini özlüyor. Sonsuzluğuna aklım çeliniyor istemeden… Yaşamın içinde her renk vardı ama mavi başkaydı. Cemal Süreya’nın ‘dünya’sında, Edip Cansever’in ‘yetinmezliği’nde, Turgut Uyar’ın ‘Tango’sunda, Attila İlhan’ın ‘çocukluğu’nda, Yılmaz Gruda’nın ‘şiiri’ndeki gibi… Arayınca ...

Read More