Emek, Ekmek ve Mücadele: Emektar Naciye Hanım

“Maceraya yalnız başımıza atılmak zorunda değiliz. Labirent tüm ayrıntılarıyla biliniyor; tek yapmamız gereken kahramana yol gösteren ipi takip etmek. Menfur bir şey bulacağımızı düşündüğümüz yerde bir tanrı bulacağız; bir başkasını öldüreceğimizi sandığımız yerde kendimizi öldüreceğiz; uzaklara yolculuk ettiğimizi sandığımız yerde kendi varoluşumuzun merkezine ulaşacağız; yalnız olduğumuzu sandığımız yerde bütün dünyayla birlikte olacağız.”

Joseph Campbell

Emek sabır ister, emek zaman ister, emek cesaret ister, emek dayanıklılık ister. Emek bahane kabul etmez, korkuyu sevmez. Zaman zaman sorgular kararlılığını, cesaretini, sabrını. İşte tam da öyle anlarda labirenti bilen insanların olduğunu, bu yolda asla yalnız olmadığımızı söylememiz gerekiyor birbirimize. Yalnız değilsiniz, yalnız değiliz…

Tıpkı hepimiz gibi, labirentte zaman zaman yorulan ama kararlılığını ve sevgisini asla kaybetmemiş bir emekçinin hikayesidir bu…

Sabahın erken saatlerinde Üsküdar’dan Beşiktaş’a gitmeye çalışıyordum. Uykuyla uyanıklık arası bir haldeyken ve etraf oldukça karanlıkken bir ses kulağıma çalındı: Taze taze poğaça, poğaçamdan almak ister misiniz?

Sesin sahibine doğru döndüğümde belki de hayatımdaki en güleç yüzlerden birini görmüştüm. Emektar Naciye Hanım ile tanışmam böyle başladı…

Bir insanla ilk karşılaşmamda ona dair bir şeyler hissederim ve genelde doğru çıkar. Güleç ve ümit dolu bir yüzle bana bakan, kendi ayakları üzerinde gururla duran bu emektar kadının hikayesini öğrenmem gerektiğini söyledi içimdeki ses.

İlk karşılaşmamızda sorma cesareti bulamadım. İlerleyen günlerde hep aynı saatlerde motor iskelesine gelerek onunla konuşmaya çalıştım. Zamanla onun hakkında öğrendiklerim, beni kendisine daha da hayran bıraktı.

Fotoğraf: İlker Eray

Naciye Hanım’ın hayatındaki her şey eşine olan sevgisiyle başladı. Poğaça satmaya başlama hikayesi dahi eşine olan sevgisinden…

“Eşimle görücü usulü tanıştık. Aynı köydeniz. Kayınpederimle babam çok iyi arkadaşlardı. Köylerimiz karşılıklıydı. Ben de eşimi beğeniyordum, seviyordum. Biz konuşmasak da uzaktan birbirimizi beğeniyorduk. Çok yakışıklıydı eşim, filinta gibi delikanlıydı…

8 sene kayınvalidemle beraber oturduk. 3 yaşlı, 3 görümce, 3 kayın… 11 kişi bir arada yaşadık. Çok şeyler çektim be yavrum. Şimdi musluğu açıyorsun sıcak su akıyor. O zaman öyle değildi ki…”

1993 yılında eşiyle yeni bir eve taşındı. O dönemin parasıyla 50 Milyon TL’lik ev borcunu ödemek için emek veren Naciye Hanım, uzun yıllar ev temizliği yaptı.  

“Eşim gazeteciydi, iyi maaşı vardı ama yetmiyordu. Eşime destek olmak için 23 sene ev işlerinde çalıştım. Daha sonra dizlerimden ameliyat olunca bıraktım. O zaman ben bir sigortalı işe girseydim, emekliydim. Giremedim…”

Zaman geçti, eşi emekli oldu ve bir büfe işlettiler. Ancak bu sırada eşi kalp rahatsızlığına yakalandı ve büfeyi kapatmak zorunda kaldılar.

Eşinin rahatsızlığı kalp yetmezliğine doğru ilerledi. Naciye Hanım, rahatsızlığı nedeniyle çalışamayan eşine destek olmak amacıyla evde hazırladığı poğaçaları ve kurabiyeleri satmaya karar verdi. İlk poğaça ve kurabiye satışını 3 yıl önce Salı Pazarı’nda yaptı. Ardından başka yerlerde satışlara devam etti.

Eşi bir süre yapay kalp ile yaşamını sürdürdü. Birkaç ay önce ise eşinin kalp nakli gerçekleştirildi.

Naciye Hanım geçimini sağlayabilmek için poğaça ve kurabiyelerini satmaya devam ediyor. Kendi ayakları üzerinde durmaktan, çalışmaktan gurur duyarak…

Ona destek olmak isteyenlerden tek beklediği ise işini daha kolay yapabilmek için bir simit tezgahı…  

“Bana birisini yardım etmesini istediğim şey simit tezgahı. Eşim hasta diye gözüm arkada, her an bir şey olacak diye korkuyorum. Hep aklım orada. Ama bunu da yapmak zorundayım.”

Emek, ekmek ve mücadele hiç bu kadar anlamlı olmamıştı… İyi ki varsın Naciye Hanım, o simit arabasıyla satış yapacağın günler pek yakın!

*Fotoğraflar için Hüsniye Ateş ve İlker Eray’a teşekkürlerimle…

1 thought on “Emek, Ekmek ve Mücadele: Emektar Naciye Hanım”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir