Cesaret Korktuğun Şeydir: Nazlı Yılmaz

“Eğer cesur değilsen samimi olamazsın. Eğer cesur değilsen sevemezsin. Eğer cesur değilsen güvenemezsin. Eğer cesur değilsen, gerçeğin peşine düşemezsin. O yüzden önce cesaret gelir. Ve diğer her şey onu izler.”

 Osho-Cesaret

Cesaret korkmamak değildi. Cesaret korkuna rağmen adım atma cesareti gösterebilmekti. Bir bilinmeze doğru giderken girdiğin yola tüm sevgi ve aidiyetinle kendini verebilmekti. İple erişim teknisyeni Nazlı Yılmaz, ona “yapamazsın” diyenlere inat kendi yolunda cesaretle ilerleyenlerden. Resepsiyonist olarak çalıştığı residence’ta dış cephe temizliği yapan iple erişim teknisyenlerini görmesiyle başlıyor hikayesi. Metrelerce yüksekliğe aldırış etmeden dış cephe temizliği, tadilat gibi pek çok işi başarıyla yapıyor. Üstelik ekibindeki tek kadın olarak…

Bu hikayenin toplumsal cinsiyet rolleri, ayrımcılık ve kadın cinayetlerini konuştuğumuz şu günlerde tüm kadınlara cesaret olmasını diliyorum.

Nazlı Yılmaz’ın hikayesi ile başlayalım o zaman…

Maraş Elbistanlıyım. 7 yaşındayken ailem İstanbul’a gelmiş. Eğitimimi İstanbul’da tamamladım. Üniversitede moda tasarım bölümü okuyordum. Öğrenciyken büyük bir aşkla hemen evlendim ve üniversite hayatına devam etmedim. Daha sonra kızım dünyaya geldi. Kızımı büyütürken bir yandan çalıştım. 4 senede iki işyeri açtım, işlerim tutmayınca kapattım. Uzun bir süre işsiz kaldım.

Ardından evimin yakınlarında bir residence site var, orada resepsiyonist olarak başladım.

Nazlı Yılmaz

Çalıştığım residence’ın dış cephesi endüstriyel dağcılık ekibi ile temizleniyordu. Benim de çok ilgimi çekti. Daha önce endüstriyel dağcılıkla ilgim vardı ama bu işi uygulamada görmemiştim. Onlar çalışırken ben de öğle aralarında onları keyifle seyrediyordum. Ne kadar yükseklikte çalışıyorlar? Nasıl yapıyorlar? Nasıl tutunuyorlar? diye kafamda hep sorular dolaşıyordu.

İp erişim teknisyenliğine nasıl başladınız?

Oradaki arkadaşlardan biriyle karşılaştık. “Yaptığınız çok keyifli olmalı, adrenalin dolu bir iş. Ben de yapabilir miyim” dedim. “Yapamazsın” dediler. Bu iş çok riskli, tehlikeli ve birçok erkek bile bunu yapamazken sen bu işi hayatta yapamazsın dediler.

Ben de sonra düşündüm, bu iş bu kadar riskli olsa bunlar bu işi yapamaz. Elbet hayatımızda risklerle karşılaşıyoruz. Risk her zaman hayatımızda. Önemli olan doğru önlemleri almak. Ve yapmaya karar verdim.

Sonra…

İlk olarak 6 gün boyunca kapsamlı bir eğitim alıyorsunuz. Yukarı tırmanıyorsunuz, ip üzerinde manevra yapmayı öğreniyorsunuz, düğümler yapıyorsunuz. Teknisyen ipte/düğümde kaldığı zaman onu kurtarmayı öğreniyorsunuz. İstasyon kurmayı öğreniyorsunuz. 7. gün ise uygulamalı sınava giriyorsunuz.

Bunlar seviyeli olarak gelişiyor. Her seviye için belli bir süre eğitim alıyorsunuz. O süreyi tamamlayınca bir sonraki seviyeye geçmeye hak kazanıyorsunuz. Sonunda İRATA tarafından size uluslararası çapta geçerli bir belge veriyorlar.

Zorlu bir eğitim sürecinin ardından sınavı geçtim. Ama tabi eğitim aldım demekle olmuyor. Eğitimle binanın cephesine çıkıp bu işi yapmak göründüğü gibi değilmiş. İp üzerine çıktığında zorluklarını görüyorsun.

Sadece ipe bağlısınız ve iki elinizi de kullanmak zorundasınız. Bir elinizle cam silecekseniz pelüş, çekçek gibi aparatları tutmanız, diğer elinizle de kendinizi sabitlemeniz için vantuz kullanmanız gerekiyor.

Nazlı Yılmaz

Ne kadar süredir yapıyorsunuz?

4 yıldan beri yapıyorum. 1,5 seneyi çırak olarak geçirdim. Çalışan arkadaşlarımın kovasını vermek, onların istasyonunu kurmak, ip toplamak gibi işler yaptım. Bu süreçte işi yaşayarak, her noktasıyla öğrendim.

Peki, bir iple erişim teknisyeni neler yapar?

Platformların ve merdivenlerin yetişemediği noktada siz istasyon kurup iple ulaşılması zor yerler erişebiliyorsunuz. Ülkemizde büyük çoğunluk cam temizleme üzerine çalışıyor. İstanbul’da dikine büyüyen binalar yaygın, dolayısıyla oraları temizlemek kolay değil.

Bunun dışında slikonlama, bakım-onarım, vida atma, birçok tamirat tadilat işi kumaş tamiri yapıyoruz, yaşam halatı kuruyoruz.

Teknik işleri de yapıyoruz. Mesela cam montajı yapıyoruz. 60 katlı bir residence ın camı patladı mesela. Acilen bizi çağırdılar. Cam sökmek zorunda kaldık. Onu oradan söktük ve dikkatli bir şekilde aşağı indirdik. Bir parçası düşse birine ciddi zararı olur. Zor işlere iple erişim tekniğiyle bir çözüm buluyoruz. Hem daha hızlı hem de daha ekonomik oluyor işveren için.

Rüzgar tribünlerinde, açık denizlerde petrol çıkarma işlerinde de çalışabiliyorsunuz. Yani erişilmesi zor her alandasınız.

“Erkeklerden daha güçlüyüz”

Ücretlendirme nasıl yapılıyor?

Sigortalıyız. Taşeron olarak çalışıyoruz. Maaşlı eleman değiliz, yevmiye usulü ücretlendiriliyoruz. Günlük ücret veriliyor.

Meslekte en büyük hayaliniz?

Bu işte hedefim eğitmen/asasör olmak. Level 2 deyim şu anda. Level 3 ü tamamladığınızda eğitmen oluyorsunuz. Eğitici eğitmeni oluyorsunuz ve sonra uluslararası denetleyici oluyorsunuz. Rüzgar tribünlerini ve off shore u merak ediyorum aynı zamanda. Bunlar bizim ülkemizde yaygın değil. Norveç’te yaygın. Bir gün onu tecrübe etmek istiyorum.

Nazlı Yılmaz

İstanbul’da çıkmak istediğim birçok bina var. Zor olan binalara da çıkmak, onları denemek istiyorum.

Bu işle uğraşan toplamda kaç kişi var?

Bizim ekibimiz 15 kişilik. Projeden projeye ekip sayısı değişiyor. Bu işi çok yapan var ama önemli olan işi hakkıyla yapmak.

Ekibinizde kaç kadın var?

Sadece ben varım. Sektörde çok kadın yok. Ama kadınlar arasında en iyi benim (Gülüyor)

Bu işi yaparken kadın erkek diye ayırmamak gerekiyor. İpin üzerine çıktığınıza kadın da erkek de aynı zorlukları yaşıyor. Erkekler benimle karşılaştığında çok şaşırıyor. Aslında şaşacak bir şey yok, biz kadınlar erkeklerin yaptığı her işi yapabiliriz. Ama erkekler bizim yaptığımız her işi yapamazlar. O yüzden bizim daha güçlü olduğumuza inanıyorum. Bir kadın isterse her şeyi yapabilir.

“Cesaret, korktuğun şeydir”

Herkesle konuştuğumda aklıma bir kavram gelir. Seninle de konuştuğumda aklıma cesaret kavramı geldi. “Cesaret aslında korkmamak değil, korkuna rağmen adım atmak” sözünü çağrıştırdı bende… Sizce cesaret ne?

Cesaret insanın korktuğu şeydir. Cesaret edemezsen neticeyi bilemezsin. Yapsaydım nasıl olurdu diye bir şey yok. Yapınca öğreniyorsun. Korkuyorsan cesaretlisindir, çünkü yaparak öğreneceksin.

İşe başladığınızda ailenizden, yakın çevrenizden “yapamazsın” diyen oldu mu?

Ben bu işe girerken hiç kimseye söylemedim. Daha geçen yıl kızıma söyledim.  Ailem hala benim ipe girdiğimi bilmiyor, sadece cephede olduğumu sanıyorlar. Çünkü bilseler istemiyorum diyecek, izin vermeyecekler. Ama ben işi seviyorum, çok keyifli. Yaptığım işten de mutluyum. İnsanın bu işi yapması için biraz deli olması gerekiyor. Bizim ailede de ben çıkmışım.

Şimdi röportaj sırasında öğrenecekler 🙂

Elbet bir gün haberleri olacaktı zaten, o yüzden endişelenmiyorum. 

“Gönlünden geçen şeyleri yeryüzüne kazıyamamak korkunç bir yoksunluktur. Kadın, toplumda bu duruma düşürülmüştür.” diyor Simone de Beauvoir. Siz gönlünüzden geçenleri yeryüzüne kazıyabildiniz mi?

Nazlı Yılmaz

Kadınlar maalesef bunu yaşıyor. Bu dünyaya kazımak istediğim tek şey kızımın iyi bir eğitim alması, kendi ayakları üzerinde durabilecek konuma gelmesi ve mutlu bir birey olması. Sadece akademik başarından söz etmiyorum. Hayatında spor olsun, sanat olsun, yaşadığı her anın tadını çıkarsın. Bende olmadı maalesef, o yüzden kızımda olsun istiyorum. O nedenle kızımın spor, sanat, akademik eğitimi için mücadele ediyorum. Eğer o kendini mutlu ve başarılı hissettiği bir noktaya geldiyse ben bunu başarmışım diyeceğim.

Kimse seni mutlu edemez, sen mutlu olmalısın. İnsanlardan mutluluk beklememelisin. Sen mutluluğunla insanlara örnek olmalısın. Önce bedeni, sonra ruhumuzu sağlıklı beslersek mutlu olabiliyoruz.

Kadınların önündeki en büyük engel en başta kendileri, sonra çevreleri.  Sonuçta bizler izin vermedikçe kimse engel olamıyor. Size de yapamazsın demişler ama siz yapmışsınız. ‘Yapamazsın’ a maruz kalan diğer hemcinslerinize neler önerirsiniz?

Söylenecek çok şey var.  Hiçbir zaman vazgeçmemeleri ve mücadeleye tam gaz devam etmelerini söyleyebilirim. Biz kimseye bağlı değiliz, kendi ayaklarımızın üzerinde duruyoruz. Hiçbir şeyden korkmayıp, içinden nasıl geliyorsa cesurca yaşamalarını öneriyorum. Çünkü sadece kendi hayatını kendi düşüncelerinle yaşarsın. Başkalarının düşünceleriyle yaşadığın hayat senin olmaz ki.

*Nazlı Yılmaz’ın hikayesi BirGün Gazetesi’nde de yer buldu. Haberi aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

https://www.birgun.net/haber/yapamazsin-diyenlere-gokdelenlerden-bakiyor-313038

You May Also Like

Öteki’nin Yanında 30 Yıl: Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu

Değişimden Korkma, Değişimle Dans Et: Çiğdem Berk

Tüm Hikayeler Gitmekle Başlar: Aliye Saygı

Daha Önce Eski Bir Marangozhane’de Çay İçtiniz Mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir