Tüm Hikayeler Gitmekle Başlar: Aliye Saygı

Gittiğin gibi gelirsen onun kıymeti yok. Yolda derslerini almazsan anlamı yok. Her yolculuk biraz değiştirir insanı. Değişmesen bile bambaşka görürsün dünyayı. Gitmeye cesaret etmekle başlar tüm hikayeler…

19 yaşında büyük bir aşkla evlendi, kısa süre sonra kızı oldu. 30’larında kanseri yendi.

Kızı okuldayken kendi için hobi arayışına giren Aliye Saygı’nın motosiklet ile tanışması da bu dönemde başladı. Birkaç yıllık eğitimden sonra motorla ilk rotasını 16.000 km ile Norveç’te yaptı. İran, Azerbaycan, Özbekistan, Moğolistan, Nepal gibi ülkelerle yolculuğu sürdü.

Uzun zamandır sizlere yazmanın özlemiyle beklemişken, harika bir hikayeyle dönmek istedim. Güçlü, özgür, hayatının her anını dolu dolu yaşayan, kendini herhangi bir kalıbın içerisine sokmadan hayatın getirdikleriyle mutlu olan, yolculukla büyüyen bir kadının hikayesi…

İlham olsun!

Aliye Saygı’nın hikayesini sizden dinleyelim mi?

4 çocuklu bir ailenin en küçüğüyüm. En yaramazı, en haylazı. İstanbul’da doğdum, büyüdüm. Lise mezunuyum. 19 yaşında işe başladım. O sırada eşimle tanıştım ve ona çok aşık oldum. 20 yaşında evlendim, 21 yaşında anne oldum. Daha sonra eşimle ayrıldık ama hala en büyük destekçilerimden biridir.

Çocuk büyürken fotoğrafçılık eğitimi aldım. 2 Fotoğraf sergisi açtım. 30’lu yaşlarında meme kanseri oldum. Çok başında yakaladılar, kemoterapi veya radyoterapi almak zorunda kalmadım. Sonra işe ara verdim.

Çok vaktim vardı, kızım okuldaydı. Hobi arayışına girdim. Kendi kendime düşünürken en basit yapabileceğim, maddi olarak da en kolay olacak motosiklet vardı. Aldım bilgisayarı kucağıma araştırmaya başladım. Sonra bir sürüş kursu buldum ve eğitimlere başladım. Bu arada yaklaşık 2 seneye yakın zaman geçti. O sırada rahmimde bir problem çıktı, doktor motora binmemi yasakladı. Bir süre de öyle gitti. Daha sonra ilk aldığım motoru satıp yolculuk için uygun yeni bir motor aldım.

Yolculuk nasıl başladı?

Hayalim hep İngiltere’deki Isle of Man TT sokak yarışlarına gitmekti. Benim gibi motor süren bir arkadaşım Norveç’te Nordkapp’a gidecekti. Beni de davet etti, 22 günlüğüne Norveç’e gittik. Araçla gidebileceğim Kuzey’in en uç noktası. 16.000 kilometre… Sonra dedim ki bu iş çok güzel. (Gülüyor)

Bir sonraki sene Ege ve Akdeniz’i tamamen gezip, Kıbrıs’a geçtim. Ertesi sene de 2,5 ay süren yolculukla İran, Hindistan, Pakistan ve Nepal’e gittik. Çok güzel coğrafyalar gördüm.

Başka bir arkadaşımla Moğolistan gezi planı yaptık. Turistik yerleri o çıkaracak, rotayı ben belirleyecektim. 25.000 km civarı bir rota çıkardım. En az 3 ay sürecek bir yolculuk. O sıralar arkadaşımın annesi hastaydı, o kadar uzun süreliğine gelemedi. Ben de plan yaptıktan sonra devam etmek istedim. Yola tek başıma çıktım. İran, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan, Rusya, Moğolistan…  Yaklaşık 5 ay sürdü. Sonra annem hastalandı, motoru Moskova’da bıraktım.

Aslında 2020 planımda Avrupa üzerinden Fas, Moritanya, Senegal’e inmek vardı. İlk başta Moskova’daki motoru Türkiye’ye getirip, öbür motoru alıp yola çıkacaktım. Hepsi ertelendi. Motor orada, ben buradayım. (Gülüyor)

Yola çıkmaya karar verdiğiniz zaman nasıl tepkiler aldınız? Çekinceniz oldu mu?

Ben hiç korkmadım. Kızım biraz tedirgin oldu. 17 yaşına girdiğinde onu da elinden tutup motor ehliyeti aldırdım. Babası kıyametleri kopardı. Baktılar çok istekliyim, artık kimse bir şey demez oldu.

Gördüğüm kadarıyla bir şeyi istediği zaman peşinden koşan güçlü ve azimli bir kadınsınız.

Bir yaş olgunluğu var, belki biraz o yüzden. Biraz inatçıyım da. Bir şey olsun istiyorsam ne yapıyor ediyor, olduruyorum. Yapmıyorsam, gerçekten istemiyorumdur.

Çok isteyip de yapamadığınız bir şey oldu mu?

Çok şükür olmadı. Bugüne kadar ne istediysem yaptım. İçimde ukde kalan bir şey olmadı.

Gezdiğiniz sırada nasıl tecrübeler yaşadınız? Neler dikkatinizi çekti?

Orta Asya’da dikkatimi çeken en büyük şey; her tarafta kadınların olmasıydı. Tam anlamıyla bir anaerkillik var. Adamlar ise çok içiyor. Kadınların %90’ı eşini boşamış. Hepsi otel, restoran işletiyor.

Aklımda kalan güzel yerlerden biri Özbekistan. Kalbimin yarısı kaldı. Hiva, Semerkant, Buhara… Biraz ruhumuzda arabesk var herhalde. Her ne kadar ortada kalsak da bir tarafımız Doğu. Zorluk anlamında Tacikistan diyebilirim. Yollarında çok zorlandım. Pamir ve Bartang Vadisi’nde hayatımın sınavını verdim. 300 km’yi geçmek 3 gün sürdü.

Anlattıklarınız büyük cesaret isteyen şeyler. Hem yola çıkmak hem de yaşıtlarınız bambaşka yaşamlar sürerken motorla yola çıkmayı tercih etmek…  İlk yola çıktığınızda neler hissettiniz?

Yunanistan sınırını geçince “Aa çıktım” diye içim kıpır kıpır oldu. O an büyük bir seyahate çıktığımı anladım. Burası artık benim ülkem değil, ben artık gezmeye çıktım.

Hiçbir gezimde korkmadım. Her şeyin çözümü var, yeter ki başına büyük bir kaza gelmesin. Ölüm, tecavüz edilme vb. gibi korkular hiç olmadı. Düşünmek çağırmak oluyor biraz da. Hiç düşünmedim.

“Seyahatin güzelliği, aynı bünyede birden fazla kadını taşımak”

Her yolculuk insanı değiştirir diye bir sözünüz var. Çok etkilemişti beni… Yolculuk sizde neyi değiştirdi?

Gittiğin gibi gelirsen onun kıymeti yok. Yolda fiziksel olarak neleri yapabileceğimi, ne kadar dayanıklı olduğumu gördüm. Biraz daha sakinleştim. Pırıl pırıl bir kafayla döndüm. Artık daha çok gülüyorum, ağzım kapanmıyor gülmekten. Hepimizin hayatta yaşadığı olumsuzluklar var. Bunları kabullenip yaşayabilir hale getirdi beni. Sabretmeyi, kabullenmeyi öğrendim.

Seyahate çıktığın insanla burada olduğun insan aynı değil. Gündelik yaşamda kendi bakımına dikkat ederken seyahatte gerektiğinde 500 kişinin yattığı yatakta yatıyor, yüzün gözün simsiyah dolaşabiliyorsun. Burada olsan yapamayacağın şeyler. Seyahatin güzelliği de burada zaten. Aynı bünyede birden fazla kadını taşımak.

Sizi mutlu eden özgürlük duygusu mu yoksa her şeyi geride bırakma düşüncesi mi?

Bunu bana hep soruyorlar. Motosiklet özgürlüktür gibi düşünülüyor. Aslında böyle değil. Ben zaten özgürüm. İstediğim yere gidebiliyorsam, istediğim saatte sokağa çıkabiliyorsam özgürümdür. Özgürlüğün anlamını motosiklete yüklememek gerekiyor. Ben gezmeyi, motosiklete binmeyi çok seviyorum. İkisi bir olunca neler yapabilirim yolda görüyorum. Hali hazırda mutlu, özgür bir insanım.

Motosikleti bu kadar sevmenizin ve 9 yıldır devam etmenizin özel bir sebebi var mı?

Hobi olarak başlamıştım buna. Bir gün aniden karar verdim ve başladım ama benim hayatım değil. Bir gün istemezsem bırakabilirim de. Hayatımda motosiklet haricinde ailem, kızım, arkadaşlarım, dostlarım gibi daha önemli şeyler var. Şu anda bundan çok keyif alıyorum. Fiziksel kuvvetim de buna müsaade ediyor.

Rotanızı nasıl oluşturuyorsunuz?

Çok çalışıyorum. Moğolistan’a çıkmadan önce bir yıl ders çalıştım. Bazı yerlerde konaklayacak yer yok, çadırda kalmak gerekebiliyor. O haritaları, otoyolları, otelleri takip ederek her yeri işaretliyordum. Hiç açıkta kalmadım. Google Maps ve Pinterest’ten çok faydalandım. Harita üzerinde bir yerin fotoğrafına bakıp işaretleyip, gittiğim yerler var. Bir yıl boyunca rota seçip, malzeme biriktirip kalacak yerleri belirledim. Para birimi, benzin yeri, yeme-içme, gezilecek yer çalıştım. Kendimi garantiye alacak şekilde hareket ettim. 2 günlük planım hep belliydi.

Maddiyat kısmını nasıl hallediyorsunuz?

Dışarıdan yürüttüğüm bir işim var. Bir yandan da bütçeme uygun şekilde plan yapmaya özen gösteriyorum.  Özel hayatında çok para harcayan biri değilim. Motosikletten sonra oldu bu. Buna bu parayı vereceğime motosikletime bir şey alırım gibi düşünüyorum.

Motosiklette nereye bakarsan oraya gidersin diye bir söz varmış. Siz hayatta nereye gitmek istiyorsunuz?

Mutlu bir kadınım, hayatımda her şey yolunda gidiyor. Uçlarda yaşayan bir insan değilim. Mütevazi yaşayan, davranan biriyimdir. 10 yıl sonraki planımı bilmiyorum. Sadece sağlıklı olmak istiyorum. Onun dışında hayat bana ne getirirse kabulüm. İstediğim şeyler oluyor, çünkü istediğim şeyler için uğraşıyorum. Bir şeyi istiyorsan hayatta onun için uğraşmak, araştırmak, çalışmak zorundasın. Uğraşmadan ne hayalin, ne sağlığın oluyor. Daha iyi koşmak istiyorsan, her gün koşmak zorundasın. Daha iyi şarkı söylemek için daha çok eğitim almalısın. İnan başka istediğim bir şey yok.

You May Also Like

Öteki’nin Yanında 30 Yıl: Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu

Değişimden Korkma, Değişimle Dans Et: Çiğdem Berk

Cesaret Korktuğun Şeydir: Nazlı Yılmaz

Daha Önce Eski Bir Marangozhane’de Çay İçtiniz Mi?

1 thought on “Tüm Hikayeler Gitmekle Başlar: Aliye Saygı”

  1. Aliye’nin cesaretine hayran kaldım.
    Bir kanser geçirmiş biri olarak ,gezmeyi çok sevmeme rağmen yalnız çıkamadım.
    Taki arkadaşlarımın benim için bir gezi proğramı yapana kadar.Aliyeyi alkışlıyorum canı gönülden
    Mervecim; yine çok güzel ellerine sağlık.
    Sevgiyle kucaklıyor ve öpüyorum🙏👍👏

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir